Pera, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İstanbul'un en kozmopolit mahallesiydi: Levanten tüccarlar, Avrupalı diplomatlar, Ermeni, Rum ve Yahudi orta sınıfı, gazeteciler ve sanatçılar burada iç içe yaşardı. Bu nüfus karması, mahalleye olağanüstü bir mimari çeşitlilik getirdi — neoklasik apartmanlar, oryantal eklemeli yapılar ve özellikle 1900 dönümünde Art Nouveau (Sezession) örnekleri yan yana sıralandı. Bugün İstiklal'in turist trafiğinden biraz uzaklaşıp ara sokaklara girdiğinizde bu mirasın çoğunu hâlâ ayakta görebiliyorsunuz.
Başlangıç noktası Tünel Meydanı. Buradaki Karaköy-Beyoğlu arasındaki 573 metrelik metro hattı, 1875'te Fransız mühendis Eugène-Henri Gavand tarafından inşa edildi ve dünyanın ikinci en eski yer altı metrosu olarak kabul edilir (Londra'dan sonra). Aslen Pera'nın yokuşunu çıkamayan iş insanları için tasarlanmış işlevsel bir araçtı; bugün hâlâ orijinal güzergâhında çalışan, küçük ama gerçek bir tarihi metro.
Meydanın hemen kenarında Pera Palas Oteli durur. 1892'de mimar Alexandre Vallaury tarafından, Orient Express yolcularına Pera'da bir Avrupa standardı konaklama sunmak için tasarlandı. Otelin lobisi, asansörü (İstanbul'un ilk elektrikli yolcu asansörü) ve barı çağının her ayrıntısını yansıtır; Agatha Christie'nin 'Doğu Ekspresinde Cinayet'i burada yazdığı söylenir, oda 411 ona ayrılmış müze odasıdır.
İstiklal Caddesi'ne doğru yürüdüğünüzde Çiçek Pasajı (orijinal adıyla Cité de Péra) sizi karşılar. 1876'da Hristaki Zografos tarafından inşa edilen bu kapalı arkad, başlangıçta lüks daireler ve dükkânlar içeriyordu; 19. yüzyıl Pera meyhanesinin tipik mekânı haline gelmesi sonradan oldu. Bugünkü meyhane karakteri 20. yüzyıl ortasından sonradır ama yapının kendisi orijinal demir-cam mimarisini büyük ölçüde korumakta.
İstiklal'i karşıya geçip Sankt Antuan (Saint Antoine de Padoue) kilisesi'ne girin. 1912'de İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından neo-gotik üslupta inşa edilen kilise, İstanbul'un en büyük Katolik ibadet yeri. Yüksek nef, kırmızı tuğla cephe ve Mongeri'nin imzası olan keskin gotik silüet. Hemen sokak içinde Botter Apartmanı (1900): Macar-İtalyan mimar Raimondo D'Aronco'nun tasarladığı bu yapı, Osmanlı topraklarında bilinen ilk Art Nouveau bina olarak kabul edilir. Sultanın terzisi Jean Botter için yapılmıştı; cephe sarmaşık motifleri, çiçekli demir balkonları ve organik kıvrımlı pencere çerçeveleri tipik Sezession üslubunun mükemmel örneği. Yıllarca harap durumdaydı, son restorasyon çalışmaları umut verici.
Buradan Tomtom Mahallesi'ne sapın — eski İtalyan konsolosluğu ve çevresindeki dar yokuş sokaklar, 19. yüzyıl Pera dokusunun en bütünsel kaldığı yer. Galatasaray Lisesi (1868), İstiklal'in en görkemli neoklasik yapısı; Fransız eğitim sistemiyle açılmış ve Türk modernleşmesinin en etkili okullarından biri olmuş.
Pratik notlar: Cephe avı için gündüz ışığı şart, özellikle sabah saatleri sırt ışığı yaratır. Pera Müzesi'ne (rotanın hemen dışında) zamanınız varsa sapın. Sankt Antuan günlük ziyaretlere açık. Tomtom Mahallesi'nin sokakları çok dik; rahat ayakkabı şart. Tünel'e Karaköy tarafından metroyla, Beyoğlu tarafından İstiklal Caddesi'nin başından inerek ulaşılır.
.jpg?width=900)
.jpg?width=1200)


