Bu rota Boğaz'ın belki de en geniş tarih aralığını bir araya getirir: 1395 tarihli bir Osmanlı kalesinden 1907 tarihli Art Nouveau bir kasra kadar 500 yılı 4 km'lik bir yürüyüşe sıkıştırır. Başlangıç noktası Küçüksu Kasrı. Nigogos Balyan'ın 1856'da Sultan Abdülmecid için tasarladığı bu küçük av köşkü, Boğaz'ın belki de en zarif neobarok cephesidir; Göksu deresi ile Küçüksu deresinin Boğaz'a açıldığı yeşillikli kavşakta durur.

Göksu deresinin üstündeki köprüden geçtikten sonra Anadolu Hisarı kalesinin orta gövdesine çıkılır. Yıldırım Bayezid'in 1395'te yaptırdığı, İstanbul'un fethinden 58 yıl önce inşa edilmiş bu küçük kale, Boğaz'ın en dar noktasını kontrol etmek için kurulmuştur. Karşıda Rumeli Hisarı'nın daha gösterişli ölçeğini görürsünüz; aradaki ölçek farkı, Fatih döneminin 1452'deki mühendislik atılımını anlatır.

Kaleden iniş Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı'na varır. 1699'da inşa edilen yalı, bugün ayakta kalan en eski sivil ahşap yapı olarak kabul edilir; Karlofça Antlaşması'nın baş müzakerecisi sadrazama aittir. Restorasyon çalışmaları sürse de cepheyi kıyıdan görmek başlı başına bir tarih dersidir.

Kuzeye yürüdüğünüzde Kanlıca iskelesi çıkar. Buranın ünü iki şeyle özetlenir: tarihi çınar gölgesindeki meydan ve dünyaca bilinen Kanlıca yoğurdu. İskele meydanındaki Mustafa Reşid Paşa Tekkesi'nin küçük ölçekli yapısı ve hemen yanı başındaki çay bahçeleri, mola için ideal bir aradır.

Kanlıca'dan asıl çıkış yokuşu başlar. Çubuklu Korusu'nun içinden yaklaşık 1 km'lik dik bir tırmanışla Hıdiv Kasrı'na ulaşılır. 1907'de Mısır Hidivi (Osmanlı'ya tabi Mısır valisi) Abbas Hilmi Paşa için İtalyan mimar Antonio Lasciac tarafından inşa edilen kasır, Türkiye'deki en olgun Art Nouveau yapılardan biridir. Yuvarlak kulesi, vitrayları ve dönemin asansörü hâlâ çalışır durumdadır. Üstelik bahçeden Boğaz'a açılan manzara, belki de İstanbul'un en geniş kuş bakışı perspektifidir.

Rota 3 saatte rahat biter; ancak Çubuklu yokuşunun dikliği unutulmamalı. Dönüş için Çubuklu iskelesinden vapur kullanmak en konforlu seçenek. Kanlıca'da yoğurt molası bir tören gibidir — atlamayın.