Üsküdar, Anadolu yakasının tarihî vitrinidir: iskele meydanından başlayıp sahili izleyerek Sinan'ın iki küçük başyapıtını, çini-zengin bir 17. yüzyıl camisini ve şehrin en bilinen siluetlerinden biri olan Kız Kulesi'ni tek günde dolaşabilirsiniz.

Mihrimah Sultan Camii (1548), Sinan'ın iskele meydanını süsleyen ilk büyük yapısı. Yapının sahilden hemen geri çekilmiş konumu, meydana üç yandan bakan üç giriş, ve avlunun geniş hissi onu klasik bir Üsküdar manzara unsuruna çevirir. Mihrimah, Kanuni'nin kızıydı; Edirnekapı'daki adaşı camisi ile birlikte Sinan'a iki başyapıt ısmarladı.

İskele meydanından sahile, Salacak yönüne yürürken sağda Şemsi Paşa Camii (1580) belirir. Sinan'ın 'martı camisi' diye anılan en küçük ölçekli yapılarındandır; cami, türbe ve medrese küçük bir avluya öyle yerleştirilmiştir ki kompozisyon manzara resmindeki bir küçük dünya gibidir. Sahile sıfır konumu fotoğrafçıların favorisi.

İleride yokuş yukarı bir sapışla Çinili Cami'ye (1640) çıkabilirsiniz. Mahpeyker Kösem Sultan vakfı; iç mekânı baştan başa İznik çinileriyle kaplı. Çini geleneğinin geç döneminin en güzel örneklerinden. Yokuşu çıkmak hafif efor gerektirir ama mihrap çevresindeki tek bir lacivert çini panel için bile değer.

Son durak Salacak sahilinde Kız Kulesi karşısı. Kız Kulesi (12. yy Bizans kökenli, bugünkü hâli 18. yy Osmanlı) Boğaz'ın ortasındaki küçük adasında durur; 2023 restorasyonundan sonra tekneyle ziyaret edilebilir hâle geldi. Salacak sahil yürüyüşünde simit + çay molasıyla rota kapanır; günbatımında Tarihi Yarımada silueti karşıda durur.