Kadıköy, son yirmi yılda İstanbul'un kültürel ağırlık merkezini Avrupa yakasından kısmen kendine çekmeyi başardı: bağımsız kitapçılar, sahneler, plak dükkânları ve bir Boğaz sahili. Bu rota merkez Kadıköy'den başlayıp güneye Moda'ya, sonra kuzeye Yeldeğirmeni'ne çıkıyor.

Süreyya Operası (1927) Süreyya Paşa'nın art deco yapısı; aslen bir tiyatro olarak inşa edildi, 2007 restorasyonundan sonra İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin Anadolu yakası sahnesi oldu. Bahariye Caddesi üzerindeki cephesi gözden kaçmaz; içerideki tavan fresklerini görmek için bilet alıp bir gösteriye gelmek gerekir.

Bahariye'den Moda Caddesi'ne kıvrılınca, mahalle hızla deniz hava şartlarına dönüşür. Moda sahili —Moda Burnu'na kadar uzanan park— Anadolu yakasının en uzun sürekli sahil yürüyüşüdür. Yolun ortasındaki Moda Çay Bahçesi (Kadıköy Belediyesi işletmesi) klasik İstanbul mola noktası. Sahilden devam edip Moda İskelesi'ne (1917, art nouveau) ulaşabilirsiniz; iskele aktif değil ama yapısı tek başına bir görsel jest.

Geri dönüşte Söğütlüçeşme'ye kuzeye doğru tırmanıp Yeldeğirmeni mahallesine girin. Mahallenin sokakları son 10 yılda büyük ölçekli mural sanatıyla dönüştü: Mural Istanbul festivali çerçevesinde Pixel Pancho, INTI, Sepe gibi uluslararası isimlerin işleri burada. Macit Erbudak Sokak, Karakolhane Caddesi ve Rasimpaşa civarı en yoğun sokak sanatı bölgesi.

Kahve ve plak dükkânı koleksiyonu için Yeldeğirmeni içlerine girmek değer: Mavra, Karga, Arkaoda gibi mekânlar mahallenin müzik damarını tutuyor. Akşamı Kadıköy çarşısında balık ekmek + bir küçük rakı ile bağlamak rotanın klasik finali sayılır.